YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10912
KARAR NO : 2012/41989
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’nın, adına kayıtlı olan … plakalı aracını satmak amacıyla “sahibinden.com.” isimli internet sitesinde aracın satışı için ilan verdiği, sanık …’in internette gördüğü ilanda yer alan tanık …’ya ait telefonunu aradığı, onunla aracın satışı konusunda pazarlık yaparak 20.250 TL’ye anlaştıkları, katılan ve oğlu olan tanık …’nın arabayı teslim etmek ve devir işlemlerini yapmak amacıyla İzmir iline geldikleri, onları otogarda sanık …’in karşıladığı ve evine götürdüğü, evde bulunan sanık …’in, katılan ve oğluna askeriye de çalıştığını söyleyerek güven sağladığı, daha sonra katılanın sanık … ve tanımadığı bir bayan ile aracın devir işlemlerini yapmak amacıyla notere gittikleri, sanıkların katılana parayı evde vereceklerini söylemeleri nedeniyle, onların bu sözlerine güvenerek parayı almadan sözleşmeyi imzaladığı, noter satışından sonra katılan ve sanık …’ın tekrar eve döndüğü ancak evde sanıkların katılana “paranın günü gelmedi, vadesi pazartesi günü doluyor, bugün çekersek 4.000 kusur lira zararımız oluyor, parayı pazartesi günü vereceğiz” dedikleri ancak katılanın bunu kabul etmediği, bunun üzerine sanık …’in bir arkadaşını telefon ile arayarak ondan para istediği ancak eve kimsenin para getirmediği, sanıkların evde akşama kadar parayı bulacaklarını söyleyerek katılanı oyaladıkları, bu sırada evden ayrılan sanık …’in yaklaşık 45 dakika sonra katılanı arayarak … yerinden 18.000 TL temin ettiğini, … yerine geldikleri takdirde bu parayı kendilerine vereceğini ve onları kendi arabasıyla Söke ilçesine götürüp bırakacağını söylediği, katılanın bunu kabul ettiği, sanık …’in katılan ve oğlunu alması için eve bir taksi gönderdiği, katılan ve oğlunun bu taksi ile sanık …’in çalıştığını söylediği askeri birliğin önüne gittiklerinde kimseyi göremeyince sanık …’i aradığında, sanığın katılana “paranın üstüne tamamlamak için Torbalı’ya geldim, sen de Torbalı’ya gel” demesi nedeniyle oyalandığını anlayan katılanın, sanıkların evine döndüğünde, evde kimsenin bulunmadığını ve aracın onlar tarafından götürüldüğünü gördüğü, aracın ertesi gün 3. Kişiye satıldığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.