YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1101
KARAR NO : 2013/15162
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin tebligat yapılan adrese daha önce adli mercilerce usulünce bir tebligat yapılmamış olması ve bu adresin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden de olmaması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine 19.09.2011 tarihli dilekçesi ile vaki temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın katılanın yanında işci olarak çalıştığı, katılanın hesabı olmadığı için müşterisinden gelen 2.600 TL parayı sanığın hesabına havale ettirdiği ve sanığı bu parayı çekip kendisine vermesi için gönderdiği, sanığın da katılana ait olan ve hesabına gelen bu parayı çekerek ortadan kaybolduğu ve bu şekilde güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Eyleminin, suça konu paranın sanığa ifa eylediği meslek veya hizmet dolayısıyla tevdi edilmemiş olması nedeni ile TCK’nın 155/1 maddesinde yazılı güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nın 155/2. maddesi ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari had üzerinde belirlenerek çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.