YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11057
KARAR NO : 2012/45479
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 Sayılı TCK’nun 58/3 maddesinde “ tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı şeklinde düzenleme karşısında sanık hakkında para cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın aralarında alacak meselesinden oluşan anlaşmazlığı çözmek için katılan …’a ait büroya geldiği, tartışmanın büyümesi üzerine katılan …’a ait sandalye ile katılan …’ye vurmak suretiyle doktor raporunda belirtilen şekilde yaralanmasına yol açtığı olayda, eylemin tek olduğu, sandalyenin kaldırılıp vurulması ile aynı anda hem mala zarar verme hem de kasten yaralama suçlarının oluştuğu ,ancak sanığın işlediği bir fiil ile birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verdiği olayda en
ağır cezayı gerektiren suç olan 5237 Sayılı TCK’nun, 44,151/1 maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de ;
Yaralamanın sandalye ile gerçekleşmesi karşısında 5237 sayılı TCK’nin 6. maddesi kapsamında saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile, fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli olup olmadığı değerlendirmeden sanık hakkında TCK’nin 86/(3-e) maddesinin uygulanma olanağı tartışılmadan hüküm kurulması ,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.