YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11423
KARAR NO : 2014/5298
KARAR TARİHİ : 20.03.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/47208
MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2009
NUMARASI : 2008/216 (E) ve 2009/437 (K)
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılana ait şirkette pazarlama ve tahsilat görevlisi olarak çalıştığı, Bodrum’da faaliyet gösteren T.. Endüstri Temizlik Ürünleri isimli şirkete sattığı mal karşılığında aldığı iki adet 2.500,00 TL bedelli çekten 18.06.2007 tarihli olanı şirkete vermeyerek mal edindiğinin iddia edildiği somut olayda; ilgili bankanın cevabi yazısına göre suça konu çekin bizzat sanık tarafından tahsil edildiği, buna karşın sanık müdafiinin, tahsil edilen paranın şirkete teslim edildiğini savunması karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması için katılana ait şirketin muhasebe kayıtları üzeride bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bahsi geçen çek bedelinin şirkete teslim edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şeklide hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, gün olarak belirlenmesi gereken adli para cezasının yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 1 yıl olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.