Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11434 E. 2013/17715 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11434
KARAR NO : 2013/17715
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiş,193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65/2 maddesinde serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesi ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denilmiştir. Aynı yasanın 37.maddesinin 4.bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden doğan kazançların bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş
ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir.
Katılan şirketin … Çimento firmasından çimento siparişi verdiği, çimentonun nakliyesi için nakliye işi ile uğraşan tanık … ile görüşüldüğü, sanığın daha önceden kendini …olarak tanıtarak tanık … … ile telefonda … ya da Muğla illerine nakliye işi olursa beni ara diyerek görüştüğü, katılan şirketin …’da olması nedeniyle tanık … …’nin sanığı çimentoları almak için gönderdiği, sanığın aracına … nolu plaka takılı kamyonu ile söz konusu çimento fabrikasından çimentoları teslim aldığı ancak … nolu plakanın tanık …’ya ait olduğu, 11.02.2008 tarihinde aracının üstünden çalındığı, sanığın bu çalıntı plakayı kullanarak teslim aldığı çimentoları yerine ulaştırmadığı ve böylece üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; mahkeme tarafından karara esas alınan 21.12.2009 tarihli … Kriminal Polis Laboratuvarından alınan bilirkişi raporunda sanığın fotoğrafı ile olay günü çimento fabrikasının güvenlik kamerasından elde edilen kamyon sürücüsünün fotoğrafı arasında karşılaştırma yapılmış, raporda iki resim arasında kısmi benzerlikler olduğu belirtildiği, yine mahkeme tarafından karara esas alınan 04.11.2008 tarihli … Kriminal Polis Laboratuvarından alınan bilirkişi raporunda çimentonun teslim alındı kağıdı üzerindeki teslim alan kısmı ve imza üzerinde inceleme yaptırılmış ancak söz konusu yazıların sanığa ait olup olmadığına ilişkin kesin bir görüş bildirilmemesi, dosya kapsamında ki aleyhe olan diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin sübuta erdiği ve yüklenen eylemin vasfı da tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.