YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1144
KARAR NO : 2013/15003
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamında yargılanan müşteki sanık …’ın, MSY İnşaat isimli firmada kaynak işleri yapan işçi, müşteki sanık …’nun da aynı firmada şantiye şefi olarak görev yaptıkları, …’ın şantiyedeki işine son verilmesinden dolayı işten ayrılacağı sırada, 50 metre uzunluğundaki kendisine ait olan kabloyu geçici süreliğine ve şantiyede kullanılmak üzere müşteki sanık …’na teslim ettiği, bir müddet zaman sonra olay günü şantiye şefi olan müşteki sanık … Hanecioğlun’dan, teslim ettiği kablonun kendisine iade etmesini istediği; ancak kablonun kendisine iade edilmemesi nedeniyle çıkan tartışma neticesinde meydana gelen kavga olayı sonrasında; müşteki sanık …’ın, babası olan …’ı yaralı bir şekilde görmesi üzerine sinirlenip, Ticaret Odası binasından çıkmak üzere olan müşteki sanık …’nun üzerine yürüyerek yumruk vurmak suretiyle etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralaması şeklinde gerçekleştiği iddia olunan olayda;
1-Sanık …’nun, kendisi hakkında basit kasten yaralama suçuna ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran katılan vekilinin haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Sanık …’nun, hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin reddi kararına yönelik yaptığı temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanık …’in yokluğunda verilen, 07.10.2009 tarihli gerekçeli kararın sanığa 20.10.2009 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tebliğ olunmasına rağmen, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 30.10.2009 günlü temyiz inceleme başvurusunun mahkemece reddine ilişkin 04.11.2009 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediği ve bu karara yönelik temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
3-Sanık …’ın, kendisi hakkında basit kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.