YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11586
KARAR NO : 2013/17795
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
05/07/2012 tarihli tebliğnamede “Sanığın kredi başvurusunda kullandığı suça konu nüfus cüzdanının sadece fotokopisinin temin edilebilmesi karşısında, aslı ele geçirilemeyen, fotokopiden ibaret nüfus cüzdanının aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu açıklanmadan…” sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçlarından verilen hükümlerin bozulması görüşüne yer verilmiş ise de; dosya kapsamı itibariyle katılanların nüfus bilgilerini havi ancak üzerlerinde sanığın fotoğrafı bulunan kimlik belgelerinin haksız yarar sağlanması eylemlerinde kullanıldıkları hususunda bir tereddüt olmaması, davanın dayanağını oluşturan 10/06/2008 tarihli iddianamede belirtildiği üzere; bu belgelerin katılan bankaların görevlilerine ibrazlarında, fotokopilerinin görevlilerce alınması hallerinde “yanıltıcı oldukları” ve “sahteliklerinin ilk bakışta anlaşılamayacak biçimde oldukları” somut olay itibariyle sabit olduğundan bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde,dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır.Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda, sanığın, kendi işyerine yakın işyerinde çalışan …’ın kaybolan kimliğini ele geçirerek resim kısmını çıkarıp kendi resmini yapıştırdığı ve bu şekilde oluşturduğu nüfus cüzdanı ile … adına katılan …’ndan 12.000 TL tutarında kredi çektiği, daha sonra da … … Merkez Mahallesi muhtarlığına giderek nüfus cüzdanı talepnamesi doldurarak … Nüfus Müdürlüğünden üzerinde kendi resmi olan … adına çıkardığı nüfus cüzdanını alarak katılan … … şubesinden … adına 40.000 TL bedelli taşıt kredisi alıp bu para ile … plakalı aracı aldığı şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.