Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11781 E. 2012/46266 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11781
KARAR NO : 2012/46266
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocukların cezalandırılmasını isteyen müşteki kurumun davaya katılması hususunda bir karar verilmemiş ise de; suçtan zarar gören müşteki kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre, sanıklar hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Tehdit suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz incelemesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocukların, tadilatta bulunan ve halihazırda boş olan İl Özel İdaresi binasına tuvalet ihtiyaçlarını gidermek üzere girdikleri, bu sırada, binanın bekçisinin çocukları görmesinden sonra çocukların binanın ikinci katına çıktıkları, bekçinin yukarı çıkması üzerine çocuklardan …’ın, odadaki camdan kaçmaya çalıştığı, bu sırada camın kırıldığı, kırılan camdan dışarı çıktığı, arkasından diğer çocuğun aynı yerden çıktığı, bina şantiye sorumlusu Selçuk Alattin Balıkçı, söz konusu camların zaten değiştirilecek olan eski camlar olduğunu, kurumun herhangi bir zararının bulunmadığını belirttiği, kurum vekilinin şikayetçi olduğu olayda, …’ın suç işleme kastıyla hareket etmediği, …’in de suça karışmadığı ve suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 25/12/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Özel idare binasında bekçi olarak görev yapan …’ın; “Binanın camlarının kırıldığını duyup gidip baktığımda sanıkları gördüm. Camı neden kırıyorsunuz? deyince ikinci kata kaçtılar. Peşlerinden gittiğimde bana bıçak çektiler.” şeklindeki beyanı,
Olay yeri inceleme tutanağındaki; “Binanın zemin katında bulunan pencere camının kırık olduğu”na dair tespit,
Temyiz inceleme kapsamı dışında kalan ve bıçakla tehdit suçunun faili olan suça sürüklenen çocuk …’in soruşturma aşamasındaki; “Oradan geçerken özel idare işhanının olduğu yerde arkadaşım …’ın ağladığını gördüm. Kendisinin ayağa kalkmasına yardım ettim. Polisler bizi alıp götürdü” şeklindeki, yargılama aşamasında ise; “Arkadaşım … sıkışmıştı. il özel idaresine gitmiştik. Ben dışarda bekliyordum. Bekçi gelip kapıyı üzerime kilitledi. Dışarı çıkmaya çalıştık. O gün ikimizde bali çekmiştik. … pencereyi açmaya çalışırken pencere kırıldı.” şeklindeki savunmaları,
Suça sürüklenen çocuk …’ın soruşturma aşamasındaki; “Olay günü evime gidiyordum. Çişim gelince işhanının açık olan ön kapısından içeri girdim. Tuvalet ihtiyacımı giderdim. Bekçi gelip ayağıma demir çubukla vurdu. Ben üst kata kaçtım. Ikinci kattaki pencereden atladım, yerde kıvranırken İbrahim geldi. Bu esnada polisler gelip bizi götürdüler.” şeklindeki ve yargılama aşamasındaki inkara yönelik savunmaları birlikte değerlendirildiğinde;
Suça sürüklenen çocuğun kamu kurumuna ait binanın penceresinin camını kasten kırdığı açıkça anlaşıldığı halde, mahkumiyeti yerine beraatına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Nitekim mahkeme bekçinin (müşteki) beyanına itibar edip, tehdit suçunu kabul etmesine rağmen, mala zarar verme suçu yönünden, müşteki beyanına itibar etmeyerek çelişkiye düşmüştür. Üstelik dosyada camın, suça sürüklenen çocuğun pencereden atlaması sırasında kırıldığına ilişkin bir beyan bulunmadığı halde mahkeme bu gerekçeye dayanarak suçun unsurlarının oluşmadığı sonucuna varmıştır. Kaldı ki kırılan pencere camı giriş katında bulunurken suça sürüklenen çocuk ikinci kattan atladığını iddia etmiştir. Bu durumda mahkemenin gerekçesinin hiç bir dayanağı yoktur. Olay yeri inceleme tutanağında “kapının zincirle kilitli olduğu, kırılan pencerenin kasasında da kırık olduğu” vurgulandığına göre, bekçinin beyanı tespit tutanağı ile de doğrulanmaktadır.
Anlatılan gerekçelerle suça sürüklenen çocuğun beraatine ilişkin kararın bozulması yerine dosyadaki anlatıma da uygun düşmeyen gerekçelerle “onama kararı verilmesi” şeklindeki çoğunluk görüşüne muhalifim.