YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11929
KARAR NO : 2014/5297
KARAR TARİHİ : 20.03.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/68413
MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/11/2009
NUMARASI : 2009/546 (E) ve 2009/851 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Manisa ili merkezi A.. Mahallesi ..-..Karayolu üzerinde şoförler cemiyetinin karşısında bulunan, müştekinin işleticiliğini yaptığı büfeye geldiği, önce sigara almak istediğini söylediği, müşteki sigarayı verince 50 TL uzatıp, “istersen bozuk vereyim, istersen 50 TL’yi boz” dediği, müştekinin iki adet 20’lik ve bir adet 10’luk banknotu sanığa verdiği, sanığın bu sırada deterjan da almak istediğini beyan ettiği, müştekinin deterjanı vermesi üzerine de, bu kez deterjanı almak istemediğini söylediği, daha sonra aynı yöntemle 100 TL çıkartıp peynir almak istediğini belirttiği, müştekinin 100 TL’yi bozarak peynirin parasını aldığı, ancak sanığın sigara aldığında bozdurma bahanesiyle uzattığı 50 TL’yi vermediği, bu şekilde müştekinin kafasını karıştırarak haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın kovuşturma aşamasında açık kimliği tespit edilip, iddianame okunarak hakları hatırlatıldıktan sonra usulüne uygun şekilde sorgusu yapılmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmek suretiyle 5271 CMK’nın 191. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.