YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12046
KARAR NO : 2012/41371
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin, sanıktan aldığı borç karşılığı adına kayıtlı tapulu gayrimenkulün 13/10/2003 tarihinde sanığa tapudan teminat olarak devredildiği, daha sonra 24/03/2005 günlü tutanak başlıklı belgeye göre evin tapu kaydının müştekiye iade edileceği taahüt edilmesine rağmen bu tarihten önce, 17/03/2005 günlü satışla başka bir kişi adına satışı yapılarak müştekinin dolandırıldığı iddiasıyla açılan davada taraflar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyette alacak borç ilişkisi olup atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, atılı suçtan kurulan beraat hükmünün ONANMASINA, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.