Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12064 E. 2012/44004 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12064
KARAR NO : 2012/44004
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarını aracı kılarak dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların birlikte hareket edip şikayetçilerle Ermenistan’da faaliyet gösteren büyük bir firmanın temsilcisi olarak irtibata geçtikleri, sattıkları ürünlerden ithal etmek istediklerini beyan edip, banka aracılığıyla uluslararası para transferinin yapıldığına dair sahte belgeleri elektronik posta ile gönderdikleri, aldıkları ürünlerin sahte adreslere teslim için yola çıkartılmasından sonra varış yerlerine ulaşmadan indirilecekleri yerleri değiştirdikleri, malları başka araçlara naklettikleri, ardından iç piyasaya sürerek menfaat temin ettikleri olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ve sanıklardan …, …, … ve …’ın bu suçu işlediklerinin sabit olmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …’in mağdur …’a yönelik; yine sanıklar …, … ve …’ın mağdurlar … ve …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçlarından hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK.nın 158.maddesinin 1.fıkrasının (e), (f) ve (i) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunan miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, TCK’nın 158/1-i maddesi gereğince sanığa verilecek adli para cezası 5000 gün üzerinden belirlenip, günlüğü 20 TL den paraya çevrildikten sonra, aynı maddenin son fıkrası gereğince haksız menfaatin iki katına yükseltilerek bunun temel cezaya esas alınması sonuca etkili görülmediğinden;
Sanık …’ın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ve müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.