YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12147
KARAR NO : 2014/5264
KARAR TARİHİ : 20.03.2014
Tebliğname No : 6 – 2009/207456
MAHKEMESİ : Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2009
NUMARASI : 2008/46 (E) ve 2009/77 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık (Hırsızlık)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Başka bir suçun 06/12/2007 tarihinde işlenmesi aşamasında kullanıldığı için aranmakta olduğu bildirilen, gerçekte A..G.. adına kayıtlı olan … plakalı beyaz M..i L 300 marka aracın 07/12/2007 günü saat 20:30 sıralarında B. İ.. Mahallesi… sokak üzerinde görülüp yakalanmasınıa müteakip, kullanıcısı sanık ve eniştesi S.. S.. adlı şahsın da bulunduğu ortamda “araçta yapılan yasal aramada” gizlenmiş vaziyette ele geçirilen ve Karatay/Köprübaşı Polis Merkezinde 02/12/2007 tarihinde çalıntı kaydı bulunan gerçek (ancak çalıntı) … plaka takılı olduğu halde suç tarihinde gece 01:00 sıralarında şikayetçi Osman’ın sahibi olduğu petrol istasyonuna gelen ve 07/12/2007 tarihli usulünce uygun düzenlenen tutanakla pompacı-tanık Yunus tarafından teşhis edilen sanığın aracından inmeden 120 liralık akaryakıt alıp ücretini ödemeden uzaklaşması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanığın aşamalardaki anlatımlarda atılı suçu işlemediğini, yakalanan araçla bir ilgisi bulunmadığını, teşhisin yanlış olduğunu savunması ve tanık Yunus’un soruşturma aşamasındaki 07/12/2007 tarihli tutanağın aksine sanığı kesin olarak teşhis edememesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak, sanığın olayda kullanıldığı ileri sürülen .. plakalı araçla organik bağının ortaya konulması, 07/12/2007 tarihli tutanakta belirtilen “dört ayrı akaryakıt istasyonundan beş ayrı suçla” ilgili soruşturma-kovuşturma evrakı akıbetinin araştırılması, … no’lu plakanın ve Mitsubishi L 300 marka aracın tescilinin kime ait olduğunun tespiti, sanığın eniştesi S.. S..’ın tanık sıfatıyla usulünce dinlenip tanık-pompacı Yunus ile yüzleştirilmesi, soruşturma aşamasında ilgili akaryakıt istasyonlarından temin edilmiş kamera görüntüleri olup olamdığının sorulması varsa akaryakıt fişlerinin temin edilmesi, sanığın suç anında suç yerinde var olduğunu kesin surette ispatlar somut delillerin neler olduğunun denetime olanak verecek şekilde gösterilmesi, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.