YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12194
KARAR NO : 2012/41623
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
Dolandırıcılık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 62, 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 16.660,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına, denetim süresi içerisinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 231/8 fıkrasının (c) bendinde belirlenen yükümlülüğü (1 yıl süre ile haftada 8 saati geçmemek kaydı ile ağaç dikme işlerinde çalıştırılmasına) yerine getirmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğe aykırı davranılması halinde mahkumiyet hükmünün açıklanmasına dair Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2009 tarihli ve 2008/265 esas, 2009/271 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/06/2011 gün ve 2011/6957/30597 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2011 gün ve 2011/215505 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş,
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8.maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
a)Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b)Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c)Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, şeklinde belirlenmiş olup, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde, ağaç dikme işleminin yılın her zamanı mümkün olmadığından, yükümlülüğün her hafta yerine getirilmesinde imkânsızlık bulunduğu gibi, sanıklar hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuş,
Dairemizin 15.02.2012 gün ve 2011/67251 esas 2012/84 sayılı kararıyla (KAZAN) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 31/07/2009 tarihli ve 2008/265 esas, 2009/271 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümde yer alan “1 yıl süre ile haftada 8 saati geçmemek kaydı ile ağaç dikme işlerinde çalıştırılması hususunda yükümlülük belirlenmesine,” kısmının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, 5271 sayılı Yasanın 231.maddesinin 8.fıkra (c) bendi uyarınca sanığın, takdiren 1 yıl süreyle içkili yerlere gitmekten yasaklanmasına, infazın bu tedbir üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına infazın buna göre yapılmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK.nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan itiraz üzerine incelenerek gereği düşünüldü.
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce YCGK.nun Dairemizce de benimsenen 03.05.2011 gün ve 2011/4-61 esas ve 2011/79 sayılı kararı kapsamında yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
2-Dairemizin 15.02.2012 gün ve 2011/67251 esas 2012/8024 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-KAZAN Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2009 tarihli ve 2008/265 esas, 2009/271 sayılı kararının CMK’nın 309/3 maddesi uyarınca yasa yararına BOZULMASINA, CMK’nın 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE,
4-Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.