Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12310 E. 2013/947 K. 22.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12310
KARAR NO : 2013/947
KARAR TARİHİ : 22.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık …, …, … hakkında mala zarar verme, kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; katılan …’ın kullandığı ve yanında katılan sanık … bulunduğu sırada seyir halinde iken diğer katılan sanıkların bulundukları araçla dikiz aynalarının çarpıştığı, bu sebeple aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında birbirlerine basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, ayrıca katılan sanıklar …, …ve …’un kavga sırasında katılan …’ye ait araca vurup sol arka kapı camıyla arka camını kırdıkları olayda mala zarar verme suçunun oluştuğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10.maddesine 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı kanunun 3.maddesi ile eklenen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmüne göre sanığın yokluğunda verilen kararın dosyada bildirdiği adresine yapılan tebligatın tebliğ edilememesi üzerine, sanığın yerleşim yeri adresinin tebligat yapıldığı tarihte bilinen son adresten farklı bir adres olduğu anlaşıldığından tebligatın bu adrese çıkartılması yerine dosyada mevcut bilinen son adresine aynı kanunun 35.maddesine göre yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu nedenle sanığın 09.06.2011 tarihli temyizinin öğrenme üzerine ve süresinde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Somut olayda; katılan …’ın kullandığı ve yanında katılan sanık … bulunduğu sırada seyir halinde iken diğer katılan sanıkların bulundukları araçla dikiz aynalarının çarpıştığı, bu sebeple aralarında tartışma çıktığı, katılan sanık …’in katılan-sanık …’yı darp ederek kasten yaralama suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanık …’in … darp etmediğini savunduğu,…’nın da aşamalarda verdiği ifadelerde kendisini darp edenin sanık … olmadığını beyan ettiği ve sanığın atılı suçu işlediğine dair başkaca delilde bulunmadığı gözetilmeden yerinde görülmeyen gerekçelerle berati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.