Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12473 E. 2014/5254 K. 20.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12473
KARAR NO : 2014/5254
KARAR TARİHİ : 20.03.2014

Tebliğname No : 6 – 2010/137025
MAHKEMESİ : İznik Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/12/2009
NUMARASI : 2007/130 (E) ve 2009/305 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Kapıdan satış-pazarlama faaliyetiyle iştigal eden sanık Nadir’in, medikal malzeme satışlarında, kendilerini sağlık personeli gibi tanıtıp-davranma talimatı verdiği elamanlarından biri olan ve hakkında beraat kararı verilen diğer sanık M.. S.. vasıtasıyla, yaşlı ve hasta olan şikayetçilerin evine iki kişi olarak gidilmesi, doktor olarak geldiklerini ve altı ay boyunca ücretsiz bakım-tedavi hizmetinde bulunulacağını söylemeleri suretiyle onları inandırıp, bakım için imzalanması gereken belgedir yalanıyla “Y.. Medikal” başlıklı mal satımını içerir 28/04/2006 tarihli sözleşmeyi şikayetçi Yusuf’a imzalattırmalarını müteakip, sözleşmeye dayalı 380 TL mal bedelinin tahsili için avukatın şikayetçiye ihtar mektubu yazması orada verilen
posta çeki hesabına 350 TL yatırılmasını sağlaması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanığın aşamalarda “Yeşilli Medikal” ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak Kurtdereli Vergi Dairesi mükellefi olduğu 28/04/2006 tarihli sözleşme içeriğinden anlaşılan Yeşilli Medikal firmasının sahibinin-temsilcisinin kim olduğunun belirlenmesi, ifadelerde ismi geçen A.. A..’ın iddia ve savunmalar doğrultusunda tanık sıfatıyla dinlenmesi, anılan firmanın “kapıdan satış yetki belgesine” sahip olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, sözleşme konusu malın (muhtemelen tansiyon aleti) şikayetçi tarafça teslim alınıp alınmadığının şikayetçi Leman’dan sorulup öğrenilmesi, sanığa ait teşhise elverişli fotoğrafların temin edilip şikayetçi Leman’a gösterilerek; suç tarihinde evlerine geldiğini söylediği iki kişiden birinin sanık olup olmadığının tespitine çalışılması, 12… no’lu posta çeki hesabının kime ait olduğunun sorulması, 350 TL paranın bu hesaba hangi tarihte, kim tarafından yatırıldığının öğrenilmesi, hükmün gerekçesinde suç teşkil ettiği ileri sürülen fiil ile Y.. Medikal işletmesi arasındaki organik bağın varlığının hangi delillere dayandırıldığının denetime olarak verecek şekilde gösterilmesi, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/03/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.