Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12618 E. 2014/4888 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12618
KARAR NO : 2014/4888
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’un, hastaneye gitmekte olan şikâyetçi ile tanık …’in karşısına çıkarak “Ben sizin gibi yaşlı ve hasta insanları arıyorum, devlet görevlisiyim, hasta ve maddi durumu iyi olmayan insanlara devlet yardım yapıyor, aracın içerisine binin de sizi tedavi edeyim” demek suretiyle şikayetçiyi ikna edip araca bindirdiği, tansiyonunu ölçtükten sonra bu cihazı kullanmasının zorunlu olduğunu söylediği, şikayetçinin ise cihazın bedelini ödeyecek parasının olmadığını belirtmesi üzerine ona “Madem paran yok, ben de sana devletin gönderdiklerinden parasız vereyim, o zaman cihazı aldığına dair şuraya bir imza at” demek suretiyle sözleşme ile birlikte senet imzalattırdığı, sonraki tarihlerde şirketin, şikayetçinin borçlandığına dair evrakı eve göndermesi üzerine olayı öğrenip parayı vermek zorunda kaldıkları anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “44 gün”, “22 gün”, “18 gün” ve “360,00 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla “5 gün” “2 gün” “1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.