YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1329
KARAR NO : 2013/20297
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
Sanığın uzun zamandan beri katılana ait işyerinde şoför ve tahsilatçı olarak çalıştığı, işi gereği katılanın belirttiği yerden 147.750.Euro’yu bankaya yatırmak üzere teslim aldığı, ancak parayı güvenli bir şekilde tutup bankaya yatırmak yerine, bu işi devamlı yapmakta olan bir kişinin olağan davranışına uymayacak biçimde, öğle arası bankaya gittiğini kapalı olması nedeniyle bankanın önünde karşılaştığı tanıdığı İskan Taş ile orada bulunan büfeye gidip para dolu çantayı tanıdığı şahsa bırakmak suretiyle lavobaya gittiğini ve geldiğinde İskan Taş’ın parayı alarak gittiğini belirtir savunma ile parayı bankaya yatırmayarak mal edindiği anlaşıldığından sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suç tarihinin 25.12.2008 olduğu halde karar başlığına 12.01.2009 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “400 gün” “8000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla“ 5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.