Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13315 E. 2012/44861 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13315
KARAR NO : 2012/44861
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

Hizmet nedeni ile inancı kötüye kullanmak suçundan sanık …’in 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64/4,510,80 ve 522/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2012 tarihli ve 2001/2195 esas, 2002/194 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün sabıka kaydının silinmesi talebi üzerine, 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8. maddesi gereğince, ilamın adli sicil arşiv kaydından silinmesine ilişkin, Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesinin 10/02/2010 tarihli ve 2010/3 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 15/08/2012 gün ve 2012/13802/48195 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/09/2012 gün ve 2012/226655 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76’ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” Şeklindeki düzenleme nazara alındığında, arşiv kaydının inancı kötüye kullanmak suçuna ilişkin olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı “Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”la 5352 sayılı Adli Sicil Kanununda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.02.2010 gün ve 2010/3 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.