YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13371
KARAR NO : 2014/5458
KARAR TARİHİ : 25.03.2014
Tebliğname No : 4 – 2010/204981
MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/02/2010
NUMARASI : 2008/1204 (E) ve 2010/193 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın katılan ecza deposunda tahsilat görevlisi olarak çalıştığı sürede bazı eczanelerden tahsil ettiği 18.514 TL parayı şirkete teslim etmediği, böylece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda, atılı suçu kabul etmeyen sanığın, zararı ödeyeceğine dair yazılı belgeyi zorla imzaladığını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, katılan şirketin belirtilen dönemdeki sanık tarafından yapılan tahsilat ve ödemelere ilişkin hesapları, sanığın eczanelerden paraları tahsil ettiğine ilişkin makbuz ve koçanları, bu paraların teslimine ilişkin dekontlar ve şirket genel merkezince yapıldığı anlaşılan denetim raporu temin edilerek, katılan şirket adına sanık tarafından tahsil edilen miktarın şirket hesabına yatırılıp yatırılmadığının tespiti için belgelerin bilirkişi kuruluna tevdiinin sağlanarak, sanığın eylemleri nedeniyle şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, bu zarara ilişkin belgelerin neler olduğu hususlarında denetime elverişli rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre,
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.