Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13506 E. 2013/18451 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13506
KARAR NO : 2013/18451
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklar … ve …’nun kurmuş oldukları … İnşaat ve Orman Ürünleri Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi’ni Sigorta işleri Genel Müdürlüğü Sakarya Sigorta İl Müdürlüğüne bildirip müteahhitlik bürosu olarak işyeri tescili yaptırdıkları, tescil tarihi olan 01.05.2005 tarihi itibariyle faal
bir işyeri ve işverenlik niteliğinin bulunmadığı halde …, …, …, …, …, … ve … isimli şahısları gerçekte olmayan bu işyerinde çalışıyormuş gibi gerçeğe aykırı olarak bu şahıslar adına katılan kuruma Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi vererek 2005 yılı ocak ayından 2007 yılı Şubat ayına kadar her ay prim belgelerinin verildiği pirimlerinin ödendiği böylece anılan şahısların gerçek ve eylemli çalışmaları olmadığı halde katılan kurumun sigortalılara sağladığı haklardan yararlanmalarına imkan sağladıkları belirtilerek resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılk suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında,
Sanık …’in, kolluk ifadesinde muhasebeci olduğunu söyleyen … ile pazarda tanıştığını, şirketinin kapanış işlemlerini yapması için bütün evraklarını ona verdiğini, şirketi vergi borcu nedeniyle kapatamadığını belirtmesi, … adında bir muhasebecinin bulunmadığının bildirilmesi ve bu şahsın beyanı alınamamış olması ve bir kısım müştekilerin kendilerini …’ın işe aldığını belirtmiş olması karşısında;
Maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından …’ın beyanı alınıp gerekirse hakkında dava açılması sağlanıp birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerekirken sanık …’in şüphe duyulabilecek türdeki beyanları ile yetinilerek eksik inceleme ile sanıkların yazılı şekilde beraatlarına karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.