YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13621
KARAR NO : 2013/9123
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Beraat-Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Atılı suçun subut bulmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararını temyiz etmekte hukuki yararı olmadığından,suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu konudaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. Maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun, üzerine atılı olan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle, 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’un 223/8.maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun olay günü hakkında tefrik kararı verilen arkadaşı …. ile birlikte Üniversiteye ait binaların bulunduğu bölgedeki Trafo merkezine girerek kabloları hırsızlık amacıyla demir makas ile keserek aldığı somut olayda;
Suça sürüklenen çocuğun hüküm tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olması karşısında yargılamanın kapalı oturumlarda gerçekleştirilmesi gerekirken bazı oturumların açık yapılması ve hükmün aleni okunması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine muhalefet edilmesi telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça konu kabloyu hırsızlık amacıyla alırken zorunlu olarak koparmak suretiyle, çalınmak istenen malın aynına zarar vermekten ibaret eylemin, bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1-5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesine göre; daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının zorunlu olarak aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği hükmü ve suça sürüklenen çocuğun sabıkasızlık durumu da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 50/1. maddesinde öngörülen adli para cezasına veya yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağının değerlendirilmesi açısından; suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1 ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2.maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı Kanunun 35/3.maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst C.Savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.