Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14051 E. 2014/5370 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14051
KARAR NO : 2014/5370
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/110721
MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/02/2009
NUMARASI : 2007/112 (E) ve 2009/89 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, olay tarihinde müşteki N.. Y..’ın işlettiği markete ve müşteki E.. C..’nın işlettiği markete farklı saatlerde gittiği, müştekilere bir gün önce buradan alışveriş yaptığını, para üstünün kendisine yanlış verildiğini söylediği ve müştekilerde inandırıcı etki yaratmak amacıyla kendisinin astsubay olduğunu söylediği ve müştekilere kuru sıkı tabanca ile askeri kimlik gösterdiğinin iddia olunması karşısında; eylemin, kamu kurumunun maddi varlıklarından olan askeri kimlik kartını kullanılmak suretiyle işlendiği dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son madde hükmü uyarınca sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın gözetilmesine, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.