Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14203 E. 2013/2137 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14203
KARAR NO : 2013/2137
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar Verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Davaya katılmasına karar verilen …’in karar başlığında katılan yerine müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir kabul edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nun mağdur ve şikâyetçinin haklarını düzenleyen 234. maddesinde, şikayetçinin, kovuşturma evresinde, tanıkların davetini isteme, hakkının bulunduğu, aynı yasanın 43 ve devamı maddelerinde ise; tanıklık yapma, tanık dinleme ve usullerinin hüküm altına alındığı, anılan maddelerde kamu tanığı yada özel tanık ayrımının bulunmadığı, soruşturma aşamasında resen yada talep olmaması nedeniyle dinlenmeyen tanıkların kovuşturma aşamasında dinlenmelerine yasal bir engel bulunmadığı hüküm altına alınmıştır.Somut olayda, tanık dinlenilmediği katılan ve vekilinin 08/12/2010 tarihli duruşmada olaya ilişkin bilgi ve görgüleri olduğunu belirttikleri tanıkların isimlerini vererek dinlenmelerini talep ettikleri, katılan vekili tarafından daha sonra mahkemeye sunulan dilekçede ise daha önce yanlış bildirilen bir tanık soy isminin düzeltilerek tanıkların işyeri adreslerinin de belirtilmek suretiyle yeniden dinlenmelerinin talep edildiği, ancak mahkemece 08/12/2010 tarihli duruşmada “bir sonraki celse hazır edildiklerinde dinlenmelerine”, hüküm duruşmasında ise “tanıkların hazırlık tahkikatında kamu tanığı vasfında dinlenmedikleri, kendileri tarafından mahkemede hazır edilmeleri yönünde isteklerine istinaden süre verildiği ancak hazır edilmedikleri mahkemece resen çağrılmaları istendiği dikkate alındığında dinlenmeleri sonuca etkili olmayacağından CMK’nun 206/2-b maddesi uyarınca reddine” karar verilmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından olaya ilişkin bilgi ve görgüleri olduğu iddia edilen tanıklar … ve …’in tanık olarak çağrılıp dinlenilerek, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş,katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi