YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14219
KARAR NO : 2013/1918
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık …’nun, şikayetçinin aracını kendilerine ait sitenin geçiş yoluna park etmesi dolayısıyla giriş ve çıkışları engellediği gerekçesiyle sol tarafını ve sağ arka kapı ve çamurluğunu çizdiği anlaşıldığından, eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın, kendilerine ait kapalı garajdan dışarıya bağlantıyı sağlayan yola şikayetçinin aracını park ettiğini görmesi üzerine tanık …’e aracın kime ait olduğunu sorarak rahatsızlığını dile getirmesi, sanığın sürekli olarak bu tür park sorunuyla karşılaşması hususları gözetilerek, şikayetçinin aracının park etme kurallarına uygun olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
b) TCK’nın 151/1.maddesindeki suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi karşısında, aynı Kanun’un 50/2.maddesi gereğince hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.