Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14277 E. 2013/12731 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14277
KARAR NO : 2013/12731
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Suç işlemek için örgüt kurma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Sanığın müşteki …’nün evinde yalnız olarak bulunduğu sırada kapısına giderek, kendisinin SSK’dan geldiğini ve … karnesini görmek istediğini söylediği, karneyi inceledikten sonra müştekiye SSK’da birikmiş 21.000
TL parası bulunduğunu, paranın zarfla adrese gönderileceğini, paranın alınabilmesi için 1.435 TL. verilmesi gerektiğini söyleyerak ondan 1.435 TL. para aldığı; müşteki …’un evine giderek, kendisinin belediyeden geldiğini, 8.000 TL. yardım yapılacağını, ancak bu paranın vergisinin olduğunu söyleyerek ondan 200 TL para aldığı olaylarda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Beraat eden sanık … yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince bu sebepten BOZULMASINA, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmeden aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan beraat eden sanık İsmail Hakkı IŞIK yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.200 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanıklar …, Özgül Kıran, …, …, …, Tülay Durgut ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
a-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 29/05/2013 tarihinde öldüğünün UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunmak
b-Bilge Ticaret ünvanlı adi ortaklığın sahiplerinden olan sanık … ile bu işyerinde pazarlama görevlisi olarak çalışan sanıklar ve …’nın kapıdan satış denilen yöntem görüntüsü altında ütü, teflon tava, halı süpürgesi, robot seti, çay makinası, tost makinası, çatal seti, saç kurutma makinası, su ısıtıcısı, masaj aleti, … kemeri, uyku seti gibi küçük ev aletleri pazarladıkları, bir kısım katılan, mağdur ve müştekilere ürün satın alınması ve alınan ürünün ilk taksidinin ödenmesi halinde onlara hediyeler verileceğini vaad ettikleri, ürünlerini fahiş fiyatlarla sattıkları, konuşup anlaştıkları fiyattan daha yüksek bedelle sözleşme ve senet tanzim edip imzalattıkları, GSM operatörü müşteri hizmetlerini aradıkları halde, müşterilerine sanki işyeri merkezini arayıp hediyeleri ayarladıkları görüntüsü verdikleri olayda, sanıkların eylemlerinin TCK’nın 158/1-h madde ve fıkrasında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve her bir mağdura karşı eylemlerinin ayrı suç oluşturacağı gözetilmeden herbir mağdura yönelik denetime izin verecek şekilde hüküm kurulması gerekirken oluşa uygun düşmeyen kabulle TCK’nın 43 maddesi uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ….. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı bakımından aynı kanunun 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine, 09/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.