YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14279
KARAR NO : 2013/489
KARAR TARİHİ : 16.01.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan banka vekilinin 05/03/2007 tarihli temyiz – süre tutum ve 06/04/2007 havale tarihli ayrıntılı temyiz dilekçeleri ile katılan … vekilinin 12/03/2007 havale tarihli temyiz-süre tutum dilekçesi içerikleri nazara alındığında; 01/08/2006 tarihli iddianame ile sanık … hakkında “tehdit” suçundan açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, haklarında anılan suçtan kamu davası açılmayan sanıklar … ve … hakkında verilen “beraat” kararlarına yönelik bir temyizin bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. ullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, layın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, ullanılan hilenin şekli, ullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan bankanın çalışanı olan sanık …’in akrabası sanık …’nin, kocası-sanık …’ı vekil kıldığı “…. Bankalarda hesap açma, çek karneleri alma, çek keşide etme…” gibi yetkileri havi 22/03/2005 tarihli sahih vekaletnamesine dayanarak … adına vadesiz hesabı 25/04/2005 tarihinde açması, sözkonusu hesaptan 25 yapraklı çek karnesini 29/04/2005 tarihinde sanık …’a teslim etmesi, bilahare …’ın 30/05/2005 tarihli azilnameye vakıf olduğu tarihe kadar suça konu iddianamede tadadi olarak gösterilen çek yapraklarını sanık … adına vekil sıfatıyla hareketle, olağan hayatta “vadeli ” olarak ifade edilen şekilde, keşide edip ciro etmeksizin ciranta …’a vermesi, onun da katılan …’a cari ticari ilişki çerçevesinde alışveriş sonrasında iletilmesi şeklinde gerçekleştiği, iddia olunan somut olayda;
… 6. Noterliğince düzenlenen 30/05/2005 gün ve 8762 yevmiye no’lu “azilname” nin hangi tarihte, kime, ne şekilde tebliğ olunduğunun ilgili Noterlikten sorulup öğrenilmesi, tebliğ – tebellüğe ilişkin belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya intikalinin sağlanması, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak sanık …’ın azilnameye hangi tarihte muttali olduğunun karar yerinde tartışılması, iddianamede sınırlı olarak sayılan suça konu çek yapraklarının fiili düzenleme – verilme tarihlerinin kesin suretle belirlenmesine çalışılması, tanık …’ın 07/12/2005 tarihli, sanık …’ın ise 14/06/2006 tarihli ifadeleri dikkate alınarak, çeklerin tanık …’un işyerini … Kavas adlı şahsa devri (…’ün Badi Dünyası) nedeniyle verilip verilmediğinin verilmiş ise hangi tarihte verildiğinin, hukuki ilişkinin doğumundan sonra borca karşılık verilip verilmediğinin araştırılması, katılan firmaya çeklerin hangi tarihte intikal ettiğinin gerektiğinde defter – kayıtların incelenmei suretiyle belirlenmesi, cari hesap işlemlerinde hukuki ilişkinin doğumundan sonra mı , önce mi verildiğinin kuşkuya ver bırakmayacak biçimde tespiti ile toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilleri ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 16/01/2013 tarihde oybirliğiyle ile karar verildi.