Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1437 E. 2013/20436 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1437
KARAR NO : 2013/20436
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında sanığın tutuklulukta geçirdiği tarihlerin yazılmaması ve 23.03.2009 olan 1. celse tarihinin 09.03.2009 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilmesi mümkün hata olarak değerlendirilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın, 352 çuval patatesi satmak için Dinar ilçesinden Pendik Aydos mevkiine geldiği, katılanın yanına gelen sanık …’ın patatesleri kilosu 42,5 kuruştan satın almak için anlaştığı ve katılana ortaklarıyla görüşüp kendisini arayacağını söylediği, bir süre sonra katılanı arayarak patatesleri Sultanbeyli Sanayi Sitesine getirmesini istediği, katılanın patateslerle birlikte sanığın yanına geldiği, sanığın, temyiz kapsamında olmayan diğer sanıklar Adnan ile Fatih’i ortakları olarak tanıttığı ve patateslerin sanık …’ın babasına ait depoya boşaltıldığı, sanık …’ın noterde işi olduğunu söyleyerek yanlarından ayrıldığı, katılanın uzun süre beklemesine rağmen sanık …’ın dönmemesi üzerine sanık …’ın, katılana sanık …’ın geç geleceğini ve parayı sonradan evine getireceklerini söylediği, katılan gittikten sonra sanıkların patatesleri depodan alarak başka bir yere götürdükleri ve parayı da vermedikleri sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 250 gün olarak tayin edilmesi,
b)Sanıkların yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu oldukları gözetilmeden yazılı şekilde müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “250 gün” ve “5.000 TL” ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” yazılması ve yargılama giderlerine ilişkin kısımdaki “müteselsilen” kelimesi çıkartılıp yerine “eşit olarak” ibaresi eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.