Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1438 E. 2013/20409 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1438
KARAR NO : 2013/20409
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’yle tanışan sanığın, kendisini Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde psikolog doktor “…” olarak tanıttığı ve İstanbul’a Cerrahpaşa Hastanesi’ne tayininin çıktığını söylediği, kısa bir süre sonra sanığın, katılan …’ye evlenme teklifinde bulunduğu ve nişanlandıkları, İstanbul ilinde dairesi olduğunu söyleyip onarımı için katılan ve ailesinden para istediği, katılan ve ailesinin değişik zamanlarda PTT havalesi yoluyla sanığın dayısının oğlu olarak belirttiği … hesabına toplamda 2.000 TL para gönderdikleri, sanığın daha sonra tekrar para istemesi üzerine kendisinden şüphelenen katılanın sanığı araştırdığında doktor olmadığını

ve isminin de … olduğunu öğrendiği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda dolandırıcılık suçunu işleyen ve adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 43/1 ve 58. maddelerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.