Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14430 E. 2013/12785 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14430
KARAR NO : 2013/12785
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın gemilerde … bulmak amacı ile verdiği ilan üzerine kendisine müracaat eden katılan ve mağdurlara form doldurtup 150 TL para ve pasaportlarını talep ettiği, kişilerin gemilerde çalışabilmeleri yönünden bir takım prosedürün gerekli olduğu halde sanığın bu prosedürü yerine getirmediği, katılanlar …, …, …, …, …, …’ın ve mağdurlar …, …, …, … ve …’un sanığa formu doldurup pasaportları ile birlikte istenen 150 TL’yi gönderdikleri, mağdurlar …, …, … ve …’in form doldurttukları ancak parayı vermedikleri olayda,
1-Sanığın katılan … dışındaki diğer tüm katılan ve mağdurlara karşı dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde
31/05/2005 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanığın katılan …’a karşı dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın katılan …’a yönelik eyleminde suç tarihinin menfaatin son olarak temin edildiği 02/06/2005 tarihi olduğu gözetilmeden, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri doğrultusunda uygulama yapılması gerekirken, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan 765 sayılı TCK hükümlerine göre yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı bakımından aynı kanunun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 09/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.