YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14681
KARAR NO : 2013/17677
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçun son bulduğu tarih karar başlığında yazılmamış ise de, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1-)Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-)Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanığın kardeşi olan katılan …”e ait kimlik bilgilerini ve fotoğrafı kullanarak nüfus müdürlüğünden aslı ele geçmeyen sahtecilik suçuna konu nüfus cüzdanını temin edip bununla 01/08/2005 tarihli noter vekaleti aldığı ve bununla, 09/09/2005 günü tapu müdürlüğünden katılanın bilgisi dışında katılanın adına kayıtlı gayrimenkulü satmak suretiyle dolandırdığı iddiasıyla açılan davada, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair mahkemenin kabulünde aşağıda yazılı nedenler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suçun oluştuğuna yönelik ve sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-a)Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
B)Sanığa tayin olunan 10 ay kısa süreli hapis cezasının ertelenmiş olması nedeniyle, 5237 Sayılı TCK’nın 53/4. maddesinin “kısa süreli hapis cezası ertelenen… Hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz” hükmü karşısında TCK”nın 53/1. maddesindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına kara verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan 1000.500,416 ibarelerinin çıkartılarak yerine, 5, 2 ve 1 gün karşılığı adli para cezası; 52/2. madde ile 8.320,00 TL çıkartılarak yerine 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ibareleri eklenmek, ve hüküm fıkrasındaki TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hükümden çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 18/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.