YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14702
KARAR NO : 2014/6038
KARAR TARİHİ : 01.04.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkânını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Sanık …’ın yetkilisi ve sahibi olduğu … Gıda Pazarlama adına sanık …’ın bilgisi dahilinde kardeşi olan ancak çek keşide etmek için yetkisi bulunmayan diğer sanık … tarafından … Vakıflar Bankası Şubesi’ne ait hesaptan 6.957 TL ve 3.500 TL bedelli iki adet çek keşide ederek aldıkları mallara karşılık katılanın yetkilisi olduğu şirkete vermek suretiyle sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
1- Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve sanık … hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Suça çeklerin sahte olarak üretildiğinin ileri sürülmediği, hesap sahibi … adına ve onun bilgisi dahinde atılan keşideci imzası ile ciranta … tarafından atılan imzaların aynı olduğunun mahkemece yapılan incelemede tespit edildiği, bu haliyle çeklerin aldatma kabiliyetine haiz bulunmadığı, sanık …’in suça konu çekleri kullanan sanık …’in eylemine katıldığına dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil de elde edilediği gerekçesiyle atılı suçtan sanıklar hakkında mahkemece verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın savunmasında suça konu çekleri kardeşi …’in bilgisi dahilinde imzaladığını, daha öncesinde katılan şirketten mal alarak karşılığında 5-6 çek verdiklerini bu çek bedellerini ödemelerine rağmen, suça konu çekleri ekonomik durumlarının bozulması nedeniyle süresinde ödeyemediklerini, bilahare çek bedelinin bir kısmını havale yoluyla katılan şirkete gönderdiklerini beyan etmesi, soruşturma ve kovuşturma sırasında katılan şirket yetkilisi dinlenmeden şirket vekilinin beyanlarıyla yetinilmesi karşısında, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması bakımından; sanık ile katılan şirket arasında daha öncesinde çek ile alış veriş yapılıp yapılmadığı, bu çek bedellerinin ödenip ödenmediği, sonradan yapılan ticaret karşılığında verildiği ileri sürülen suça konu çekler nedeniyle sanık tarafından katılan şirkete herhangi bir ödemede bulunup bulunulmadığı hususları araştırılıp, bu konularda katılan şirket yetkilisi de dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.