Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14729 E. 2014/554 K. 20.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14729
KARAR NO : 2014/554
KARAR TARİHİ : 20.01.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/123463
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/11/2009
NUMARASI : 2007/361 (E) ve 2009/700 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın akaryakıt istasyonunda, 25.08.2005 ile 07.06.2006 tarihleri arasında satış ve tahsilat işlerine bakan işçi olarak çalıştığı dönem içerisinde veresiye fişleri ile ve peşin olarak yapmış olduğu 74.000 TL tutarındaki tahsilatı kayıtlara intikal ettirmeyerek uhdesine geçirmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın çalıştığı döneme ilişkin şirketin muhasebe ve bilgisayar kayıtları, fatura, irsaliye, veresiye defteri ve diğer belgelerin tamamının getirtilmesi, bu dönemde, sanığın ne kadar satış yaptığının tespit edilmesi, bu satışa ilişkin belgelerin dosyaya konması, sanığın satış yaptığı kişilerin kim olduğu, bu satışların listesinin bulunup bulunmadığının araştırılması, veresiye satış yaptığı belirtilen kişilerin isim listesinin tespit edilmesinden sonra, bu borçluların tamamının bilgi sahibi sıfatıyla dinlenerek, borcu kime ödedikleri, ödeme sırasında makbuz veya başka bir belge alıp almadıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları, ödemeleri sanık dışında başka birine yapıp yapmadıkları hususlarının sorulması, ellerinde ödeme ve bu borca dair belge bulunması halinde istenmesi, gerekirse tanıklarla sanığın yüzleştirilmesi, sanık ifadesinde, tahsil ettiği paraları, Halil isimli kişi aracılığıyla katılan ve yeğenine verdiğini belirtmesi karşısında, bu kişinin açık kimlik bilgileri ve adresinin tespit edilerek bilgi sahibi sıfatıyla dinlenmesi, sanık tarafından kendisine herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise buna dair elinde belge bulunup bulunmadığı ve aldığı paraları kime teslim ettiği hususlarının sorulması, varsa elinde bu ödemelere dair belgelerin istenmesi, şirketin diğer çalışanlarının ne şekilde çalıştığı, bu kişilerin tahsilatları ne şekilde, şirkete intikal ettirdikleri hususlarının araştırılması, buna göre, elden ödeme ve tahsilatın hayatın olağan akışına uygun olup olmadığının sorulması, bütün delillerin toplanmasından sonra dosyanın içerisinde muhasebeci, maliyeci ve hukukçunun bulunduğu bilirkişi kuruluna tevdiinin sağlanarak ayrıntılı ve denetime elverişli rapor aldırılmak suretiyle sanığa teslim edilen malların ne olduğu, sanığın ne kadar mal sattığı, ne kadar peşin ve ne kadar veresiye satış yapıldığı, bu satış sonucu elde edilen gelirlerin kime, hangi şekilde verildiği, şirketin bu eylem sonucu ne kadar zararının oluştuğu hususlarının kesin olarak tespit edilmesi ve tanık beyanlarına neden itibar edilmediğinin karar yerinden tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.