YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1483
KARAR NO : 2013/20455
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
İnşaat işlerinde taşeron olarak çalışan sanığın, internetten bulduğu …adlı bir firma aracılığıyla yurtdışına işçi götüreceğini aynı iş nedeniyle tanıdığı şikayetçiler … ve …’e söyleyip gitmek isteyen olursa pasaport çıkartmalarını, sabıka kaydı, fotoğraf ve ikametgah ilmuhaberi getirmelerini isteyip bir kahvehanede buluştukları, burada şikayetçilere İstanbul’a gidip sağlık raporu çıkartacağını söyleyerek adam başı 210 TL parayı aldıktan sonra ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hüküm kurulurken temel adli para cezası 60 gün olarak belirlendikten sonra 5237 sayılı TCK’nın 43 ve 62. maddeleri uyarınca 75 gün karşılığı 1.500 TL yerine hesap hatası yapılarak 500 TL olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün”, “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla “90 gün”, “75 gün”, “1.500 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.