Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15052 E. 2013/10566 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15052
KARAR NO : 2013/10566
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık, hırsızlığa teşebbüs, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında Mağdur …’a karşı işledikleri mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Temyiz isteminin reddine dair 25.5.2010 gün ve 2009/102 ve 2010/138 sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu kararlara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’a karşı işlediği hırsızlığa teşebbüs, işyeri dokunulmazlığının ihlali, Cumhuriyet İlköğretim Okuluna karşı işlediği hırsızlığa teşebbüs, kamu malına zarar verme ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere, suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’a karşı işlediği hırsızlığa teşebbüs, işyeri dokunulmazlığının ihlali ile Cumhuriyet İlköğretim okulu, Atatürk İlköğretim okulu ve 1 Nolu Sağlık Ocağına karşı işlediği suçlardan kurulan hükümlere, suça sürüklenen çocuklar …, … hakkında Cumhuriyet İlköğretim okulu, Atatürk İlköğretim okulu ve 1 Nolu Sağlık Ocağına karşı işledikleri suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Rızaya aykırı olarak girme veya … ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır.Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, Emlak bürosu,Mimar bürosu, v.b. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir.Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar.sinema,tiyatro,otel,bar, hastane,örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara … haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Suça sürüklenen çocuklar …, …, … … ve …’in 21-22/11/2008 tarihinde gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde Cumhuriyet İlköğretim okuluna gelerek birinci katta bulunan sınıfın pimapen camını zorlayıp açmak suretiyle içeri girdikleri, okul müdürünün ve müdür yardımcısının odasının tahtadan olan kapısını okul içerisinde bulunan yangın standındaki demir kancalı yangın söndürme aleti ile kırarak içeri girdikleri, odayı karıştırıp dağıttıkları, ancak çalacak birşey bulamadıkları, daha sonra kantin kısmına geçerek yazar kasanın bulunduğu küçük pencereyi kırıp yazar kasayı açtıkları, yazar kasada para bulunmadığı için herhangi bir şey alamadıkları, bilahare olay yerinden ayrıldıkları, … , … ve … …’ın 22-23/11/2008 günü gece sayılan zaman dilimi içerisinde Atatürk İlköğretim Okuluna gelerek okulun kuzey batı yönünde bulunan sınıf penceresini kırıp içeri girdikleri, okul içerisinde bulunan kantinin demir korkuluklarını yangın söndürme köşesinden kazma ve yangın kancası alıp demiri eğdikleri, kantinin demir çerçeveli olup içeriden telle bağlı olan demir penceresini zorlayarak açtıkları, sehpa altında bulunan para kutusundan 20 TL civarında bozuk para aldıkları ve bu parayı aralarında paylaştıkları, müdür odası kapısı üzerinden oda anahtarını alıp odaya girip karıştırdıkları ve müdür odasında alacak birşey bulamayıp sınıf penceresinden çıkıp gittikleri, …, ve … …’ın 23-24/11/2008 günü gece sayılan zaman dilimi içesinde 1 nolu sağlık ocağına geldikleri, sağlık ocağının kuzey cephesinde bulunan poliklinik odasının penceresinin camını kırarak içeri girdikleri, sağlık ocağındaki açık olarak bulunan odalara girerek dolapları karıştırdıkları, ancak işlerine yarayacak herhangi birşey bulamayıp alamadan olay yerinden ayrılıp gittikleri, … ve …’in 22/01/2009 günü saat 21:00 sıralarında buluştukları, mağdur …’a ait markete girmeye karar verdikleri, demir boru ve keser ile mağdura ait marketin duvarını kırarak kendilerinin geçebileceği şekilde 40×32 cm çapında bir delik açtıkları, ilk önce …’un içeriye girdiği, daha sonra …’in açılan delikten içeriye girdiği, bu sırada dükkan alarmının faliyete geçmesi üzerine her iki suça sürüklenen çocuğun panikleyerek olay mahallinden kaçtıkları ve hırsızlık eylemini tamamlayamadıkları, bilahare yakalandıkları olayda, mahkemenin kamu malına zarar verme,hırsızlık, hırsızlığa teşebbüs ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuklar … ve …’in üzerlerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağının değerlendirilmesi açısından; suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1 ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2.maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca; işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından alınması gereken sosyal inceleme raporunun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden “usül ekonomisi göz önüne alınarak” denilmek suretiyle alınmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 6.6.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.