Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1508 E. 2012/46082 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1508
KARAR NO : 2012/46082
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre, sanığın katılan şirket ile aralarında imzaladıkları finansal kiralama sözleşmesi gereğini yerine getirmediği gibi, sözleşmenin katılan şirket tarafından tek taraflı olarak sona erdirilmesine karşın suça konu malları da teslim etmemek suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında;
Eşyaların iadesine ilişkin İhtarname sanığa usulünce tebliğ edilmemiş ise de, 3226 sayılı …
Kiralama Kanununun 15,17,24 ve 25.maddeleri ile Finansal Kiralama Sözleşmelerinin ilgili maddesinde öngörülen iade yükümlülüğü gözetildiğinde; sanığın suça konu malların gerek kanundan gerekse sözleşmeden kaynaklanan iade zorunluluğuna rağmen arada geçen uzun süreye rağmen iade edilmediğinin anlaşılması, sanığın sözleşmeye konu malların başka alacaklılar tarafından haczedilmesi nedeniyle iade edemediğini savunmasına göre; kiralanan malların iade zorunluluğuna rağmen kendisinin veya başkasının menfaatine olarak zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulması halinde “güveni kötüye kullanma” suçunun oluştuğunun kabulü gerekeceği cihetle; öncelikle sanık tarafından şirket mallarının haczedildiğine ilişkin savunma üzerinde durularak kira sözleşmesine konu eşyaların başka alacaklılar tarafından haczedilip haczedilmediği ve el konulup konulmadığı hususu araştırılıp tüm delillerin birlikte değerlendirilerek buna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.