Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15181 E. 2013/18418 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15181
KARAR NO : 2013/18418
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, 6136 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Sanık … hakkında verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık müdafinin yüzüne tefhim olan 14.04.2011 tarihli hükme yönelik olarak, yasal süresi geçtikten sonra sanığın yaptığı 25.04.2011 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar … ve … ile … ve … (…)’in daha önceden tanışıklıkları, sanık …’un …’ın damadı olduğu, olay tarihinden 10 gün kadar önce kayınbabası …’e onu evlendirmek istediğini söylediği, …’in de damadı …’a kendisine uygun bir eş bulması durumunda evleneceğini söylediği, bir süre sonra …’un kayınbabası olan …’e gelerek ona bir kadın bulduğunu, ancak kadının 3000 TL para istediğini söylediği, …’in de kabul etmesi üzerine,
…, …, … ve …’nin … İlinde buluşarak birlikte …’un kullandığı araç ile …’a geldikleri, bir süre …’in evinde oturdukları, bu sırada …’un masraf yaptıklarını söyleyerek kayınbabası …’ten para istediği, …’in de …’a 150 TL diğerlerine ise ayrı ayrı 50 TL para verdiği, …’nin …’ten nikah, altın takı istediği, …’in de bir süre düşünmesi gerektiğini, ondan sonra karar verebileceğini söylediği, bunun üzerine …’un “o zaman bu … olmaz, getirdiğim kadın kabul etmez” dediği, bunun üzerine dördünün evden çıkarak …’un evine gittikleri, bir müddet sonra …’un yalnız olarak …’in evine yeniden geldiği, …’e “para vermediğin takdirde bu … olmaz” dediği, …’in de “tamam o zaman getir” dediği, daha sonra sanıkların birlikte tekrar …’in evine geldikleri, burada …’in 3000 TL para çıkarıp …’a verdiği, …’un da parayı …’ye verdiği, sohbet ettikleri sırada …’un ele geçirilemeyen bir tabancayı belinden çıkararak …’ye gösterdiği ve bu tabancayı 500 TL’ye satabileceğini söylediği ve tabancayı …’ye verdiği, …’nin de silahı kontrol ettiği ve tabancayı beğenerek tabancayı almayı kabul ettiği, bu sırada …’in merak ederek …’a tabanca ile atış yapmak istediğini söylediği, …’un kabul ettiği ve tabancanın namlusuna mermi sürerek tabancayı …’e verdiği …’in de bu tabanca ile evin dışından havaya doğru iki el … ettiği, daha sonra atıştan kalan iki kovanı odun kovasının içine attığı, tabancayı da …’ye verdiği, …’nin de tabancayı beline koyduğu, bir müddet sonra …, … ve …’nin …’yi …’in evinde bırakarak ayrıldıkları, ancak bir süre sonra …’nin gerek 3000 TL para ve gerekse başka isteklerinin karşılanmaması üzerine çeşitli bahanelerle …’a gitmek istediğini söylediği, gerçekte …’nin … ile evlenme niyetinde olmadığı, sanıkların tüm eylemlerinin evlilik gerçekleşecekmiş gibi hareket ederek …’in aldatılmasını sağlamaya yönelik olduğu, alınan 3000 TL itibari ile de sanıkların eylemlerinin sonucunda …’in aldatıldığı ve sanıkların maddi menfaat elde ettikleri anlaşılmakla,
1-Sanık …’ın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediğine dair tarafların soyut iddiası haricinde delil olmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı verilen hükümde, katılanın soruşturma aşamasında 25.12.2009 havale tarihli dilekçesinde alacağına aldığını, zararının giderildiğini belirtmesi karşısında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
3-Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde adli para cezasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2013 tarihnde oybirliğiyle karar verildi.