YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15244
KARAR NO : 2012/44825
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve …’a karşı işlediği nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde;
Sanığın … ve Türk Ekonomi Bankasına yaptığı kredi başvuruları esnasında sahte nüfus cüzdanını ibraz ederek sahte isimle kredi sözleşmelerini imzalamış olması karşısında, eylemi nedeniyle iki kez zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında ceza verilmesi gerekliliğine uyulmaması, Türk Ekonomi Bankasının aleyhe temyizi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kısa kararın 17.bendinde bir gün karşılığı 20,00 TL’den hesaplanan 833 gün karşılığı adli para cezasının 16.660,00 TL olarak belirlenmesine rağmen, gerekçeli kararın 17.bendinde adli para cezasının 16.666,00 TL olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Temel ceza tayin edilirken, adli para cezasının sanığın katılan …’tan çektiği 10.000,00 TL kredi miktarı dikkate alınarak gün karşılığı 20,00 TL.den olmak üzere 1000 gün karşılığı adli para cezası olarak suçtan elde edilen menfaatin iki katı tutarında belirlenmiş olması karşısında, tebliğnamedeki netice adli para cezasının 20.000,00 TL’ye yükseltilmesi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in beraat eden diğer sanık …’un kimlik bilgileri ile nüfus idaresinden aldığı, üzerinde sanık …’ın kimlik bilgileri ile kendi fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanını kullanarak başvurduğu bankadan sözleşmeyi … ismi ile imzalayarak ihtiyaç kredisi başvurusunda bulunup, bankadan krediyi çekmesi eylemi ile ilgili olarak mahkemenin “resmi belgede sahtecilik” ve “banka tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık” suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekili ile sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında Türk Ekonomi Bankası’na karşı işlediği nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle, adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının suçtan elde edilen menfaatin iki katından fazla tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 20.bendindeki 900 gün karşılığı adli para cezası yerine 890 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 21.bendindeki 750 gün karşılığı adli para cezası yerine 741 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 22 ve 23.bentlerdeki 15.000,00 TL adli para cezası yerine 14.820,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3)Sanık hakkında …’a karşı işlediği nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın bankaya herhangi bir belge ibraz etmeksizin, kısa mesaj göndererek yaptığı kredi başvurusunun bankaca incelenerek reddedildiği olayda, sanığın işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlamış olmaması karşısında, unsurları itibarı ile oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.