YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15290
KARAR NO : 2013/7157
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın aracını satmak istediğini öğrenen sanıklar …, … ve …’nın, önceden yaptıkları plan çerçevesinde, fikir ve irade birliği içerisinde hareket ederek, sanık …’in, katılanı arayıp kamyona alıcı olduğu, fiyat konusunda anlaştıktan sonra, sanık …’in olay yerine gelerek aralarında alışverişten kaynaklanan borç ilişkisi olduğu ve kendisinin, … ‘e, bir ödeme yapacağı intibaını yaratıp, katılanı bu düşünceye sevkederek, sahte olduğunu bildikleri çeki sanık …’in, …’e sanık …’in de katılana verdiği, sözkonusu çekin sahteliğinin ilk bakışta anlaşılamaması ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunması sebebiyle katılanın aracın devir sözleşmesini yaptığı, kamyoneti sanık …’le işbirliği halindeki sanık …’in üzerine devredip, …’e teslim ettiği, bu şekilde katılanı kandıran sanıkların araç bedeli olan 14.750,00 TL haksız menfaat temin ettikleri anlaşılan olayda sanıklar … ve
…’nın suçlarının sübut bulduğuna ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesi uyarınca adli para cezası miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmeden eksik adli para cezasın hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık … müdafii, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik incelemede;
Sanığın diğer sanıkların isteğiyle alım satım konusu otonun kendi adına tescil edilmesini sağlayıp ve istenildiğinde derhal satışını gerçekleştirerek sanıklar … ve … ile fikir ve eylem birliği içerisinde olduğu, eylemlerine iştirak ettiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.