Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15307 E. 2014/7538 K. 21.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15307
KARAR NO : 2014/7538
KARAR TARİHİ : 21.04.2014

Tebliğname No : 15 – 2011/271984
MAHKEMESİ : Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/03/2008
NUMARASI : 2007/140 (E) ve 2008/259 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre, yokluğunda verilen kararın 27/03/2008 tarihinde, adresinde bulunmadığı bildirilen sanığa iletmek üzere kardeşi imzasına tebliğ edilmiş ise de, sanığın tebliğ tarihinde ceza evinde bulunduğunun anlaşılması ve tebliğin bu nedenle temyiz süresini başlatmayacağı anlaşılmakla, sanığın 04/03/2011 tarihli temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabulü ile sonraki yapılan işlemler yok hükmünde sayılarak 06/03/2008 tarihli esas hükmün yapılan temyiz incelemesinde,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın olay tarihinde cafede oturduğu sırada müştekiden bir yeri aramak için cep telefonunu isteyerek aldığı, kartını takarak konuşurken müştekinin dalgınlığından faydalanarak oradan ayrılmak suretiyle giderek telefonu da başkasına satması şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda,
Yargıtay ceza Genel Kurulunun 12/06/2012 tarih, 2011/15-440 esas, 2012/229 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığın kullandıktan sonra iade etmek üzere aldığı cep telefonunu geri vermemekten ibaret eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde güveni kötüye kullanmak suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, ceza süresi itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 21/04/2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.