Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15349 E. 2012/45276 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15349
KARAR NO : 2012/45276
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ceza Genel Kurulunun 19.04.2011 gün ve 4/252-58, 20.02.2007 gün ve 39-36, 02.07.2002 gün ve 154-282 sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi Tebligat Yasasının “Tebliğ İmkansızlığı ve Tebellüğünden İmtina” başlığını taşıyan 21 inci maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer almaktadır.
Aynı konuda Tebligat Tüzüğünde ise, “Tebliğ İmkansızlığı” başlığını taşıyan 28 inci maddesinin son fıkrasında; “Muhatap ve onun yerine tebligat yapılacak kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut değillerse 30 uncu maddeye göre muamele yapılır”; 30 uncu maddede de; “28 inci maddenin son fıkrasında ve 29 uncu maddede zikredilen ahvalde tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim eder.
Tebliğ memuru, Tüzüğe ekli 2 numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. Durumu muhataba duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerine yer verilmiştir.
Bu hükümlerde, tebligatın yapılacağı sırada gösterilen adreste muhatap veya onun adına tebliğ yapılacak kimselerden hiçbiri bulunmazsa tebligat evrakının kime teslim edileceği, tebligat memurunun sırayla hangi işlemleri yapacağı açıkça düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi komşuya haber verme keyfiyeti, eğer mümkün ise söz konusu olacaktır ki amacı muhatabın haberdar olmasını sağlamaktır. Muhatap veya onun adına tebligat yapılabilecek kimseler yalnızca tebliğ saati itibariyle adreste bulunmamakta, esasen o adreste ikamet etmektedirler. Bu nedenle o an için adreste bulunmamama nedeninin tebligat evrakında açıklanmasına gerek bulunmadığı gibi, yasal düzenlemede de bu yönde bir hükme yer verilmemiştir.
Bu yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında somut olay ele alınıp değerlendirildiğinde;
Tebligat memuru tarafından muhatap ve onun adına tebliğ yapılabilecek kimselerin o an için adreste bulunmadıkları,muhatabın çarşıya gittiği saptanınca, tebligat evrakının mahalle muhtarına teslim edilip imzasının alındığı, komşuya haber verildiği ve 2 nolu ihbarnamenin de hükümlünün kapısına yapıştırıldığı açıkça anlaşılmaktadır. O halde tebligat memurunun bu işlemleri, Tebligat Yasasının 21 inci maddesine ve Tebligat Tüzüğünün 28 ve 30 uncu maddelerine uygun olarak gerçekleştirdiği sabittir. Bu nedenle tebliğnamede ki hükümlünün çarşıya gittiğinin kimden haber alındığının tebligatta belirtilmemesi nedeniyle tebligatın geçersiz sayılması gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Hükümlünün yokluğunda verilip 03.11.2011 tarihinde tebligat kanununun 21.maddesine göre usulüne uygun tebliğ olunan 29.09.2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, hükümlünün yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 03.01.2012 günlü temyiz isteminin, reddine dair 10.01.2012 gün ve 2012/156 D…. sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.