YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15351
KARAR NO : 2013/2482
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Red
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay CGK.nun 17.04.2012 tarih ve 2011/6-381 E, 2012/157 K sayılı ilamında belirtildiği gibi mahkemece hükümde, başvurulacak yasa yoluna ilişkin bildirimde, başvuru şekli ve sürenin başlangıcının belirtilmemiş olması nedeniyle, bu bildirimin eksik olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun yasal süresinde yapıldığı ileri sürülebilir ise de, yoklukta verilen hükme ilişkin temyiz süresinin, sanığın bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi, yani tebliğle işlemeye başlayacağı açık olduğundan, bildirimde “tebliğ” kelimesine yer verilmemesi ve başvuru şeklinin gösterilmemesi sanık açısından yasa yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyecektir. Kaldı ki, sanık yasal süresinden sonra verdiği temyiz dilekçesinde bu ifadenin kendisini temyiz süresinin başlangıcı konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiada da bulunmamıştır. Diğer taraftan, belirtilen sürede yanlış mercie yanlış şekilde bir başvuruda bulunulması halinde yanılmanın CYY’nın 264. maddesi kapsamında değerlendirileceği hususu da göz önüne alındığında, başvuranın hakları ortadan kalkmayacak olup yasa yolu olarak “temyiz yolu açık olmak üzere” denilmiş olması karşısında kanun yolu mercii de gösterilmiştir. Sanığın sorgusunda bildirdiği aynı zamanda MERNİS’te kayıtlı olan adresinden kendisine Tebligat Kanununun 21.maddesine göre 29.05.2012 tarihinde yapılan tebligatta usulsüzlük de bulunmadığı dikkate alınarak, somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde;
Temyiz isteminin reddine dair 24.07.2012 gün ve 2010/463 E – 2012/281 K sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.