YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15354
KARAR NO : 2012/45753
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yüzüne karşı verilen kararda Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2, 232/6 maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında başvurulacak kanun yolunun süresinin ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiğinden temyiz süre başlangıcının tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren denilmek suretiyle çelişki yaratıldığından temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak, yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya Bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık, şikayetçinin çalıştığı taksi durağını arayarak bir yer tarif edip taksicinin oraya giderek bekleyen birinden bir zarf almasını, karşılığında 50,00 TL vermesini, bu zarfı hastaneye getirdiğinde hem taksi ücretini hem de verdiği 50,00 TL nin kendisine ödeneceğini söylediği,
bilahare şikayetçi söylenen yere gittiğinde sanığın orada şikayetçiye alelade bir belge vererek karşılığında 50,00 TL almak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.