YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15366
KARAR NO : 2014/7318
KARAR TARİHİ : 16.04.2014
Tebliğname No : 15 – 2012/259257
MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/07/2008
NUMARASI : 2007/703 (E) ve 2008/666 (K)
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için;sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir.Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Müşteki V.. Ş..’ın hükmü temyiz etmeyen sanık A.. A..’dan satın aldığı, mallar karşılığında da 825 TL tutarında bono verdiği, bono bedelinin 800 TL sini ödediği, halde sanık A.. A..’ın belirtilen bonoyu ciro ederek, sanık İ.. D..’a verdiği, sanık İ.. D..’ın da bahse konu bu bono bedelinin tamamı üzerinden 24.01.2007 tarihinde Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/453 takip sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı olayda;
Sanığın aşamalarda senedin bedelsiz kaldığını bilmediğini, sanık A. A.’ın muhasebeci olduğunu kendisine olan borcu nedeniyle senedi aldığını beyan etmiş olması, katılanın ifadeleri ve tüm dosya kapsamından sanığın yüklenen suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanığın adli sicil kaydında bulunan mahkumiyetinin, taksirli suça ilişkin olması nedeniyle, hükmün açıklanmasının
geri bırakılmasına ve ertelemeye engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sabıkalı olduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.