YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15369
KARAR NO : 2012/44823
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilmiş; sanık …’ın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1)Sanıkların katılan …’a karşı işledikleri resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteğinin incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların hangi şekilde temin ettikleri belirlenemeyen sahte çeki kullanarak katılana ait aracı satın alıp, kısa sürede devrederek ellerinden çıkarmaları şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “resmi belgede sahtecilik” ve “bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ile sanık … Daş’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanıkların katılan …’a karşı işledikleri resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat ve nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteğinin incelemesinde;
Suça konu Albaraka Türk Katılım Bankası … Şubesinde açılan hesaba müsteniden tanzim olunan M0184168 sayılı 8.750,00 TL bedelli çekin bilirkişi tarafından tetkikinde sahte olmadığının belirtilmesi, bankanın cevabi yazısında çek hesabı sahibinin suça konu çek ile birlikte yedi adet çekin daha kaybolduğunu bildirerek ödemeden men talimatı verdiğinin belirtilmesi, katılan …’ın mahkemede çeki ibraz etmeden evvel sanık … ile görüştüğünde kendisine çeki bankaya götürmemesini, çekin sahte olduğunu, başının belaya gireceğini söylediğini beyan etmesi karşısında, her ne kadar hükmün gerekçesinde çekin keşidecisine ulaşılamadığı belirtilmiş ise de dosya arasında kimlik ve adres bilgileri bulunan keşideci Sebahat Yıldız’ın beyanı ve imza örneklerinin temini için bir araştırma yapılmadığı hususu da dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; öncelikle adli emanette kayıtlı bulunan suça konu çekin sahte olup olmadığının belirlenmesi bakımından bilirkişi marifeti ile ilgili banka şubesinden temin edilecek çek örnekleri ile suça konu çekin mukayesesinin yaptırılması, çek keşidecisi olarak görünen Sebahat Yıldız’ın olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün sorularak temin edilecek imza örnekleri vasıtasıyla suça konu çekteki imzanın bahsi geçen şahsın eli ürünü olup olmadığının tespitinden sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C.Savcısı, sanık … müdafii ile sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.