YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15429
KARAR NO : 2014/7291
KARAR TARİHİ : 16.04.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/100180
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2009
NUMARASI : 2009/857 (E) ve 2009/2460 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık (Değişen suç vasfına göre hırsızlık)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Bir süredir iş aramakta olan şikayetçinin, arkadaşı olan tanık Y.. A.. aracılığıyla kendisine iş bulacağı vaadinde bulunan ve kendisini Ç. İnşaatların sahibi Hüseyin Çolak olarak tanıtan sanıkla buluştuğu, sanığın, şikayetçiye buluştukları yerde cadde üzerinde işyeri olduğunu, cep telefonuna kontör yükleyeceğini söyleyerek şikayetçinden Nokia 6300 marka cep telefonunu aldığı ve bir pasajın içerisine girerek ortadan kaybolduğu ve bu şekilde
dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; şikayetçinin, cep telefonunu geri alacağı düşüncesiyle sanığa verdiği, zilyetliği teslim etmediği anlaşıldığından hırsızlık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Sanık hakkında TCK’nın 141/1. maddesine göre ceza tayin edilirken “olayda alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinini gerektiren bir neden bulunmadığı” belirtildiği halde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.