YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15516
KARAR NO : 2013/18734
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
… Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. (Özel… Hastanesi) ticari ünvanlı şirketi temsil yetkisini haiz Yönetim Kurulu Başkanı sanığın, hastanenin Kalp Damar Cerrahisi servisinden katılan kuruma gönderilen 2007 yılı Temmuz ve Kasım aylarına ait katılan kurum sağlık sigortasından yararlanan-hak sahibi bazı hastalar adına düzenlenen hizmet faturalarında, Sağlık Uygulama Tebliği (Euroscore) kriterlerine uyulmayarak, gerçekte düşük risk gurubunda hizmet alan-alması gereken hastaların orta veya yüksek risk gurubunda hizmet almış gibi gösterilip “fatura tutarlarının yükseltilmesi” suretiyle haksız yarar sağlanması eylemindeki sorumluluğunun “zincirleme nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Taraflar arasında Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/19 E; 505 K, sayılı dosyasında görülen ve davacı katılan kurumun aleyhine sonuçlanan “tazminat”dosyasına sunulan 22.06.2009 ve 27.10.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporlarının içerikleri nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin delil elde edilemediğinden “beraatine” karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraat hükümlerinin ONANMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.