YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15543
KARAR NO : 2013/17272
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat-Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Hazine vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Suçtan zarar görmemesi nedeniyle katılma hakkı bulunmayan, katılma talebi mahkeme tarafından reddedilen şikayetçinin, C.M.U.K. nun 366 maddesine göre, hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmadığından, C.M.U.K. nun 317. maddesi uyarınca, temyiz isteminin REDDİNE,
2)Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum Ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir.
Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir.Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanığın, … Spor Kulübü Başkanı olduğu ve spor kulübüne Isparta …Noterliği 13/12/2006 tarih ve … yevmiye numarası ile tasdiklenmiş karar defteri üzerinde yevmiye numarası belirsiz 18/12/2006 tarihinde 250.000 TL ve 50.000 TL,10/01/2007 tarihinde 300.000 TL ve 100.000 TL,01/02/2007 tarihinde 100.000 TL ve 200.000 TL olarak toplam 1.000.000 TL borç verdiğinin tespitine karar verildiği, kulübün gelir gider kayıtlarının tutulduğu defterde ise hiç kimseden borç alındığına dair kayıt bulunmadığı gibi yeni gelir kaydı da yapılmadığı ve ödemede yapılmadığı şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda;
Sanığın tüm aşamalarında başkanı olduğu … Spor Kulübüne harcamalar için borç verdiğini savunması karşısında gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından kulübün tüm ticari defter,kayıt ve belgelerinin getirttirilerek sayıştay denetçileri ve spor hukukçusundan oluşturulacak bilirkişi heyetinden alınacak rapor içeriğine göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçtan zarar görmemesi nedeniyle katılma hakkı bulunmayan, katılma talebi mahkeme tarafından reddedilen şikayetçi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.