YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15634
KARAR NO : 2012/45315
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 11.01.2010 tarihinde tebliğ olunan 07.05.2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 26.05.2010 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek öncelikle kiraladıkları işyerinin içerisine boş karton kutular yerleştirip kendilerinde güvenilir esnaf izlenimi yaratmaları, aracını oto pazarında satılığa çıkaran katılanı bahsi geçen işyerine getirerek aracı 18.500,00 TL’ye satın alıp 3.500,00 TL’sini peşin verip kalanı için ise sanık …’ın imzaladığı 15.000,00 TL bedelli, 17.10.2005 keşide, 30.10.2005 vadeli, adres olarak bahsi geçen işyeri yazılı bonoyu vermeleri, anlaşma öncesi sanıkların katılanı varlıklı insanlar oldukları hususunda ikna etmeleri, sanık …’nın sakalını da ön plana çıkararak hacı olduğunu söyleyip katılana güven telkin etmeleri, aracın devrini de üzerlerine alan sanıkların senedin vadesi gelmeden evvel, hiçbir ticari faaliyette bulunmadıkları anlaşılan işyerini boşaltarak ortadan kaybolmaları şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık …’nin adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.