YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15671
KARAR NO : 2013/18485
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının
zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; … PTT Müdürlüğü’nde posta dağıtıcısı olarak çalışan sanığın babası …’in, 01/05/1987 tarihinden itibaren tarım sigortalısı olarak Bağ-Kur’da kaydının bulunduğu, 01/09/1999 tarihinden itibaren Bağ-Kur sağlık hizmetlerinden yararlanması gerekirken pirim borçlarını ödememesi nedeniyle bu imkandan yararlanamadığı halde, sanığın katılan kuruma verdiği tedavi yardımı beyannamelerinde, mevzuat gereğince katılan kurum tarafından sağlanan sağlık hizmetlerinden istifade etmemesi gereken anne ve babasını da dahil edip, onlar adına da sağlık karnesi çıkarttırarak haksız yarar sağlamak suretiyle “nitelikli dolandırıcılık” suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın, kuruma verdiği beyannameler ekinde bulunan ve Bağ-Kur Afyon İl Müdürlüğü ile … İl Müdürlüğü tarafından verilen, … ve eşinin ismine kayıtlarda rastlanmadığı şeklindeki onaylı evraklara istinaden anne ve babasını tedavi yardım beyannamesine dahil ettiği yönündeki savunmasının aksine delil elde edilemediği, beyannameler kapsamında gerekli araştırmayı yapmakla görevli ve yükümlü olan kurumun bu araştırmayı yapmamasında sanığın hileli bir davranışının bulunmadığı, böylece nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.