YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15674
KARAR NO : 2014/8002
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/142053
MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/11/2009
NUMARASI : 2006/602 (E) ve 2009/895 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık ile katılan A. Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş arasında sanığın sahibi olduğu IPL cihazının kiralanması hususunda sözleşme yapıldığı, aynı sözleşme kurallarına göre söz konusu cihazın hastahane adına kullanımı nedeniyle hastalardan tahsil edilen ücretlerin hastahane veznesine yatması gerektiği halde, sanığın R. A., E.n Ş. Aysel Mahramanlıoğlu ve H. ( K.) B. adlı hastalardan tahsil ettiği ücretleri hastahaneye iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Katılan şirket ile sanık arasında 27.08.2004 tarihinde imzalanan IPL kira sözleşmesine göre, hastalardan ücret tahsilatının ve sekreterlik hizmetinin katılan şirket tarafından yapılacağının belirtilmesi, bu çerçevede sanığın fiili veya resmi para tahsil etme yetkisinin bulunmaması ve sanık ile katılan şirket arasında hizmet ilişkisinin olmaması, bununla birlikte sanığın tahsilat yaparak parayı uhdesinde tuttuğuna dair yeterli delilin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın yüklenen suçtan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a-e maddeleri uyarınca beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.